sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Nazım Hikmeti seven O nun şirlerinde kendi düşüncelerini bulan onun vatan sevgisini anlayan ve O  (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

fotoğraflar

topluluk fotoğrafları
  1. mini
  2. mini

not panosu rss kaynağı

neler demişler

başka türlü bir şey benim istediğim....

freeedom   11 Mart 2009 14:15  

Bu geç vakit
bu sonbahar gecesinde
kelimelerinle doluyum;
zaman gibi, madde gibi ebedî,
göz gibi çıplak,
el gibi ağır
ve yıldızlar gibi pırıl pırıl
kelimeler.
Kelimelerin geldiler bana,
yüreğinden, kafandan, etindendiler.
Kelimelerin getirdiler seni,
onlar : ana,
onlar : kadın
ve yoldaş olan...
Mahzundular, acıydılar, sevinçli, umutlu, kahramandılar,
kelimelerin insandılar...

dniiZ   12 Kasım 2008 15:56  

MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

prometheus17   03 Temmuz 2008 17:39  

her şiiri o kadar içten o kadar memleket tadındaki ne söylesek yetmez diyorum bende

prometheus17   03 Temmuz 2008 17:37  

sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin?
isin kolayina kacmadan ama
gul yanakli bebesini emziren melek yuzlu annecigin resmini degil
ne de ak ortude elmalarin
ne de akvaryumda su kabarciklarinin arasinda dolasan kirmizi baliginkini
sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin?
1961 yazi ortalarindaki kuba'nin resmini yapabilir misin?
cok sukur cok sukur bugunu de gordum
olsem gam yemem gayrinin resmini yapabilir misin ustad?

prometheus17   03 Temmuz 2008 17:35  

hazır buraya gelmişken davet şiirinden ''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine'' dizelerini yazmadan olmaz diyorum

abagali   02 Temmuz 2008 21:38  

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü: -
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü: -
alev bir saç örgüsü kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor esmer alınlarında bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi
Ben de söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını yırtarak gerindik!
Sıçradık; şimşekli rüzgâra bindik!
Kayalardan kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor şaha kalkan atlarını!

Akın var güneşe akın Güneşi zaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşıyanlar!
İşte: Şu güneşten düşen ateşte milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten düşen ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neşemiz sıcak! kan kadar sıcak
delikanlıların rüyalarında yanan o "an" kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak
ölülerimizin başlarına basarak yükseliyoruz güneşe doğru!
Ölenler dövüşerek öldüler; güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar kıvranarak ötüyor!
Haykırdı en önde giden, emreden!
Bu ses! Bu sesin kuvveti, bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde vuran,
onları oldukları yerde durduran kuvvet!
emret ki ölem emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz, coşuyor!...
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Toprak bakır gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır Haykıralım!

(1924)

sentencedfan   17 Haziran 2008 21:04  

Bizi esir ettiler
Bizi hapse attılar..
Beni duvarların içinde,
Seni duvarların dışında

sentencedfan   12 Haziran 2008 19:59  

VATAN KURTULMAMAKSA KOKMUŞ KARANLIĞINIZDAN BEN VATAN HAİNİYİM

gokcece   12 Haziran 2008 17:18  

1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya
Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 1924'de
1961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
1951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
11 Eylül 1961

prometheus17   01 Haziran 2008 05:22  

Nazım Hikmet Hakkında

bu topluluğun son ahkam alan etiketleri
  1. henüz boş

 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. septomoni
  2. lushLife
  3. semuf
  4. marjinali
  5. ASIGNR
  6. persePHone dry
  7. orfozis
  8. akhilius78
  9. ML4EVA
  10. nerissa 19
  11. gokcegokce
  12. klavyeci22
  13. kikujiro
  14. Satrpialo
  15. NeterTua
  16. necayev

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage